Yazı Başlıkları
ABD’de Tarihi Karar: Meta ve YouTube Sosyal Medya Bağımlılığından Sorumlu Bulundu
Los Angeles’ta görülen davada jüri, Meta ve YouTube’un platformlarının bağımlılık yaratan etkileri konusunda kullanıcıları yeterince uyarmadığına hükmetti. Karar, sosyal medya şirketlerine karşı açılan davalarda dönüm noktası olarak görülürken, teknoloji sektöründe “Big Tobacco” benzeri bir hukuki sürecin başladığı yorumları yapılıyor.
- Jüri: “İhmal Var, Zararın Başlıca Sebebi Platformlar”
- Los Angeles Yüksek Mahkemesi’nde görülen davada jüri, Meta ve YouTube’un ihmalkâr davrandığına ve platformlarının kullanıcıya verdiği zararda “önemli bir faktör” olduğuna karar verdi.
- Davayı açan ve K.G.M. olarak tanımlanan genç kadın, çocukluk döneminde Instagram ve YouTube’a bağımlı hale geldiğini ve bunun ciddi psikolojik sorunlara yol açtığını öne sürdü.
Jüri, davacı lehine karar vererek toplam 3 milyon dolar tazminata hükmetti: %70 Meta, %30 YouTube. Önümüzdeki aşamada cezai tazminatın belirlenmesi bekleniyor.
“Sosyal Medyanın Big Tobacco Anı”
Uzmanlar, bu davayı 1990’larda tütün şirketlerine karşı açılan ve milyarlarca dolarlık cezalarla sonuçlanan davalara benzetiyor. ABD’de açılan benzer davalar sosyal medya şirketlerinin bağımlılık yaratan tasarımları ve çocukları koruma konusundaki eksiklikleri üzerine yoğunlaşıyor.
Ayrıca New Mexico’da görülen ayrı bir davada Meta’nın çocukları çevrimiçi tehditlere karşı koruyamadığı gerekçesiyle 375 milyon dolar ceza ödemesine karar verildi.
Tasarım Özellikleri Davanın Merkezinde
Davada tartışılan ana konu içerik değil, platformların tasarım yapısı oldu. Jüri, sonsuz kaydırma, otomatik oynatma, bildirimler ve beğeni sistemi gibi özelliklerin bağımlılığı artırdığına hükmetti. Davacı, bu özelliklerin sürekli kullanım yaratarak depresyon, beden algısı bozukluğu ve intihar düşünceleri gibi ciddi psikolojik sorunlara yol açtığını ifade etti.
Meta CEO’su Mark Zuckerberg, davada verdiği ifadede Instagram’daki güzellik filtrelerinin yasaklanması önerisini reddetti ve gerekçe olarak “ifade özgürlüğü”nü gösterdi. Ancak mahkemede sunulan şirket içi belgeler, platformda geçirilen süreyi artırmanın açık bir hedef olduğunu ve özellikle genç kullanıcıları kapsadığını ortaya koydu. Bazı şirket içi yazışmalarda ise platformun bağımlılık yarattığı açıkça kabul edildi: “Instagram bir uyuşturucu… Biz adeta satıcıyız”
Küresel Düzenleme Dalgası Güçleniyor
ABD’deki davalar, dünya genelinde sosyal medya düzenlemelerine yönelik baskının arttığı bir döneme denk geliyor. Özellikle sonsuz akış ve algoritmik içerik önerileri gibi özelliklerin kullanıcı sağlığı üzerindeki etkileri mercek altında. Meta ve Google (YouTube) karara itiraz edeceklerini açıkladı ve ABD’deki Section 230 yasasının kendilerini koruması gerektiğini savundu. Ancak mahkeme, davanın içerikle değil platform tasarımıyla ilgili olduğuna hükmetti.
Genel Değerlendirme: Teknoloji Devleri İçin Yeni Bir Dönem
Bu karar, sosyal medya şirketlerinin iş modelini doğrudan hedef alan yeni bir hukuki sürecin başlangıcı olabilir. Bağımlılık yaratan tasarımlar nedeniyle artan dava sayısı, çocuk kullanıcıların korunmasına yönelik düzenlemeler ve tazminat ve cezaların artması sektör açısından köklü değişimlere yol açabilir.