Tarım ve Hayvancılık Sektörü Destekleri-Hibe

Tarım ve Hayvancılık Sektör Raporu Özeti

  • Tarım ve hayvancılık sektörünün küresel ekonomiden aldığı pay dünya genelinde %6 seviyesinde. (Türkiye %6-7)
  • Sektör büyümesi yılda %3 civarında olup GSYH içindeki payı kademeli olarak düşmektedir.
  • Uzunca bir süreden beri yüksek devlet desteği alan sektörde bu destek gittikçe azalmakta ve sektör kendi kendine yeter duruma gelmektedir.
  • Ayrıca yapılan yatırımlarla tarımda ciddi bir verimlilik artışı sağlanmıştır.
  • Verimliliğin yanı sıra, ülkemiz katma değerli ürün ihracında da iyi bir performans sergilemekte ve bu gelişmeler artan bir dış ticaret fazlası oluşmasına imkan sağlamaktadır.
  • Sektörde teşvikler, dış ticaret ve doğal tüketim pozitif etki ederken, yapısal sorunlar ise risk oluşturmakta.
  • Sektörde büyük firmaların daha da öne çıkacağı, teknoloji ve AR-GE’nin daha önemli olacağı bir dönem bizi bekliyor.

Tarım ve hayvancılık, Dünya GSYH’sinin yaklaşık %6’sı olup, Türkiye’de de bu oran %6 – 7 bandında.

Sektöre yönelik büyük devlet desteği son yıllarda ivme kaybetse de sürüyor.

Tarım ve Hayvancılık Sektörü

Sektörde Türkiye’nin dış ticaretine ciddi bir katkı söz konusu.

  • Katma değerli ve verimli üretim dış ticarette pozitif sonuçlar açığa çıkarmaktadır.
  • İthal edilen hammadde ve yarı mamüller işlenerek ihraç edilmektedir.

Atılan adımlar ile hayvancılıkta Türkiye verimlilikte önemli bir mesafe aldı.

  • Süt ve et üretimindeki artış temelinde verimlilik ve ıslah çabaları bulunmaktadır.
  • Bununla birlikte kompozisyonun verimi daha yüksek olan hayvanlar lehine dönüşmesinin de etkisi yüksek.
  • Koyun ve sığır sayılarında nispeten sınırlı artış varken, et üretiminde 2,5 katın üzerinde, sütte 2 kata yakın artış gözlenmekte.
  • 2004 – 2008 arasına kadar düşüş eğiliminde olan hayvan sayısı ülkemizde yaşanan et fiyatları durumunu açıklamaktadır.

Sektörde teşvikler, dış ticaret ve doğal tüketim pozitif etki ederken, yapısal sorunlar ise risk oluşturmakta.

Sektörde büyük firmaların daha da öne çıkacağı, teknoloji ve AR-GE’nin daha önemli olacağı bir dönem bizi bekliyor.

  • Küçük ve verimsiz işletmeler sektörde rekabet edemeyecek, sektörü daha güçlü sermaye, iş ağı ve modern üretim araçlarına sahip şirketler domine etmesi beklenmekte.
  • İşlenmiş ve hazır gıdalara olan rağbetin artması beklenmekte. Diğer taraftan bu gıdaların sağlık yönü rekabetin temel unsurlarından biri haline gelebilir.
  • Teknoloji ve Ar-Ge faaliyetleri ile gıda ve tohum güvenliği tarımın geleceğinde kilit rol oynamaya devam edecek.
  • Uluslararası ticaretin artmasıyla ve ivmesi düşen devlet desteği ile yurtiçi firmaları daha zorlu bir rekabetin beklediği düşünülmekte.
  • Gelişen teknoloji ve artan baskı ile tarım ticaretinde aracı sayısının azalması ve bunun maliyetlere pozitif etkide bulunması beklenmektedir.

Yorumlar (2 yorum)
Recep
Recep Cevapla
- 13:04

300 koyun hibe dediler, bende 400 dönüm yer istediler 400 dönüm yerim olsa hibeye ihtiyacım mı olur.

Yüksel
Yüksel Cevapla
- 20:54

Tarıma yönelmek için bir neden daha…
Bazı tahıl ürünlerinde gümrük vergisi sıfırlandı..
Kuru soğanın ardından, Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre TMO’ya 2019 yılı için 1 milyon ton buğday ve mahlut ile 700’er bin ton arpa ve mısır ithalat kotası tanındı. TMO’ya tanınan ithalat kotası 100 bin ton kuru baklagil ve 100 bin ton pirinci de kapsıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara