Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları teşvik etmek ve bankacılık sistemindeki dengesizliği gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine destek vermeye devam ediyor. Ancak, bireysel yatırımcılar, belirsizlik ortamında sabit faizli ürünlerde kalarak ‘net getiri’ beklentisini tercih ediyor.
TCMB, mevduat çeşitliliğini artırmak için vade esnekliğini genişleterek ve zorunlu karşılık teşviklerini uygulayarak adımlar atmıştır:
- Vade Esnekliği: Değişken faizli TL mevduat ürünleri artık 1 aydan uzun vadelerde de açılabilir hale getirildi.
- Zorunlu Karşılık Teşviki: TÜFE, ÜFE ve TLREF endekslerine bağlı ürünlerde zorunlu karşılık oranı yüzde 10 olarak belirlendi.
TCMB Finansal İstikrar Raporu’na göre, değişken faizli mevduatın toplam tutarı 90 milyar TL seviyesindedir ve toplam TL mevduat içindeki payı sadece binde 6’ya ulaşmıştır.
Şu anda, bireysel yatırımcılar arasında değişken faizli mevduata olan ilginin düşük olduğu belirtilmektedir. Mudilerin tercih nedenleri arasında garantili kazanç isteği, sabit faizli ürünlerin cazibesi ve alternatif yatırım araçları bulunmaktadır.
TCMB raporuna göre, değişken faizli mevduat ürünlerinin yaygınlaşması bankalar için önemlidir çünkü aktif ve pasif taraf arasındaki dengesizliği gidermeye yardımcı olmaktadır. Uzmanlar, değişken faizli mevduat kültürünün yerleşmesinin zaman alabileceğini belirtmektedir ve enflasyon beklentileri ile piyasa faizlerinin yakınlaştığı dönemlerde bu ürünlerin daha cazip hale gelebileceğini öngörmektedir.