Protein Çılgınlığı Türkiye’yi Vurdu, Sağlık Uzmanları Uyarıyor

Protein Çılgınlığı Türkiye’yi Vurdu, Sağlık Uzmanları Uyarıyor

Zayıflama ilaçlarının yaygınlaşması ve sağlıklı yaşam trendleriyle birlikte protein, spor salonlarının ötesine geçerek ana akım tüketime girdi. Gıda şirketleri satışlardaki durgunluğu aşmak için proteinli ürünleri raflara ve menülere hızla taşıyor. Ancak uzmanlar, “protein fazlalığı” riskine de dikkat çekiyor. Türkiye ise proteinsizlikten güdük kalıyor.

  • Türkiye’nin eksik protein dramı: Küresel trendler ve kentli “erken benimseyenler” (early adopters), proteinli sütlerden sporcu takviyelerine uzanan bir “protein çılgınlığını” beslerken; Türkiye genelinde halkın beslenme tablosu sessiz bir protein eksikliği kriziyle karşı karşıya. Tarihsel olarak karbonhidrat odaklı Akdeniz-Anadolu mutfağına dayanan Türkiye diyeti, 2026’da kronikleşen gıda enflasyonu ve azalan alım gücü nedeniyle hayvansal protein alımında ciddi bir gerileme yaşıyor.
  • Sağlık raporları: DSÖ’nün (WHO) vücut ağırlığı başına önerdiği 0,8g – 1,2g protein miktarının Türkiye ortalamasında karşılanamadığını; tüketimin ağırlıklı olarak bitkisel kaynaklara (tahıl ve baklagiller) kaydığını gösteriyor. Çocuklarda bilişsel gelişim, yaşlılarda ise kas kütlesinin korunması için kritik olan “hayvansal protein” tüketimi, Avrupa ortalamalarının oldukça altında seyrediyor.
  • Şirketler Proteine Yatırım Yapıyor: Talep kaymasını fark eden gıda şirketleri, protein odaklı ürünlere yöneliyor. NielsenIQ verilerine göre ABD’de protein iddiası taşıyan gıda ürünlerinin satış hacmi geçen yıl yüzde 4,6 arttı. Danışmanlık şirketi AlixPartners’a göre proteinli ürünler, genel pazara kıyasla üç-dört kat daha hızlı büyüyor.

Önerilen Yazılar

Yorum Yap

-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00