Nisan Ayı Enflasyon ve Dış Ticaret Rakamları Önemli

TCMB’nin 75 baz puanlık faiz artırımıyla TL pozitif ayrışırken, risk primleri iyileşti.

Merkez Bankası, TL’deki değer kaybı ve emtia fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak, tek politika faizi olarak kullandığı geç likidite penceresi faizini ortalama piyasa beklentisi olan 50 baz puanın da üzerinde 75 baz puan artırarak %13,50’ye yükseltti. Böylece TCMB’nin etkin politika faizi 2008 sonundan beri en yüksek seviyeye ulaştı.

Küresel likidite koşullarının 2008-2013 dönemindeki genişlemeci eğilimin aksine kademeli ve sınırlı bir şekilde daraltıcı moda geçmesi ve yurtiçinde 15 yılın en yüksek enflasyon patikası, TCMB’nin önümüzdeki dönemde de ilave faiz artırımlarına gitmesi olasılığını artırıyor. Bu perspektifle yeni haftanın başında TCMB’nin yılın ikinci Enflasyon Raporu’nda yapacağı açıklamalar önemli olacak. Son dönemdeki olumsuz fiyat gelişmeleri ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma ışığında, TCMB Ocak’taki piyasa ortalamalarından uzak enflasyon tahminini biraz daha normalleştirirken, gerektiğinde ilave sıkılaştırma söylemini koruması bekleniyor.

Her ne kadar ortalama beklentilerin de üzerinde bir faiz artırımı ile TL geçen hafta Önemli ölçüde pozitif ayrışsa da, TCMB’ye yöneltilen eleştirilerin yüksek enflasyon ortamının 2019’da da süreceği yönündeki beklentiler nedeniyle devam etmesi dikkat çekiyor. Bu çerçevede TCMB’nin TL’de ilave bir değer kaybı olana dek yeniden bekle-gör politikasına geçmesi beklenirken diğer taraftan yılın ikinci yarısında yeniden bir faiz artırım baskısına maruz kalabileceği düşünülüyor.

Yeni haftada Nisan ayı enflasyon ve dış ticaret rakamları önemli olacak.

Finansal koşullarda sıkılaşma, alım gücündeki erime ve ana ticaret ortağı olan Avrupa ekonomilerindeki yavaşlama emareleri ile Türkiye ekonomisi Mart ayından itibaren hız kesme işaretleri vermeye başladı. Mevsimsellikten arındırılmış imalat sanayi kapasite kullanım oranı Nisan’da son on dört ayın en düşük seviyesi olan %77,7’ye düşerken, reel sektör güven endeksi de alt endekslerin geneline yayılan momentum kaybıyla Mart’taki 109,5’ten Nisan’da 106,8’e indi.

Bankacılık sektöründe mevsimsel olarak canlanan kredilerin bu yıl henüz toparlanamamış olması da ilk çeyrekteki %6 civarında büyümeden sonra ikinci çeyrekte büyümenin duraksadığına işaret ediyor. Bununla birlikte genişlemeci teşvik politikaları ile yıl geneli için %5 seviyesinde büyüme beklentileri korunmaya devam ediyor. Büyümeye dair riskler ise küresel koşullar ve yüksek enflasyon ortamı nedeniyle aşağı yönlü olmayı sürdürüyor. Bu arada hem enflasyona kısa vadede olumlu yansıyabilecek hem de büyümeyi dolaylı olarak pozitif etkileyebilecek bir teşvik politikası olarak başta akaryakıtta olmak üzere bazı mal ve hizmetlerde ÖTV indirimi yapılabileceği belirtiliyor.

Yeni haftada TL cinsi varlıkları, Nisan ayı enflasyon ve dış ticaret rakamları ile siyasi haber akışı şekillendirecek. Nisan’da yüksek baz etkisine rağmen TL’deki değer kaybına bağlı olarak enflasyonun hem manşette hem çekirdekte bir önceki aya göre sınırlı yükselmesi bekleniyor. Fiyatlama davranışlarındaki bozulma ve gıda fiyatları yukarı yönlü riske yol açarken, iç talepteki yavaşlama emareleri riskleri sınırlıyor.

Öte yandan Cumhurbaşkanı adaylarının resmen duyurulacağı yeni haftada, TCMB’nin vereceği mesajlar ve küresel getirilerin seyri de önemli olacaktır. Teknik açıdan Dolar/TL’de 4,08 seviyesi aşılmadıkça, seçim sonuçlarına dair belirsizliklerin azalmasının ve yatırımcıya görece yüksek faiz sunulmasının da katkısıyla, TL’de bir süreliğine iyimserliğin arttığı gözlenebilir. Teknik açıdan kısa vadede 4,08 güçlü direnç, 4,0 ise güçlü destek seviyesi olarak belirtiliyor.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara