Yavuz Baydar – Trump’ın Savaşa Girişi
Savaş derinleşiyor ve uzayacak. Ön safta, savaş olabildiğince başka ülkelere yayma niyeti açık olan İsrail var. Hemen gerisinde de askeri gücüne aşırı derecede güvenli, ama gerçekte İsrail’in karar ve tercihlerine kapılmış görünen, hem gerekçe hem de nihai hedef konusundaki anlatımı adeta saat saat değişen bir Beyaz Saray.
Peki buraya nasıl gelindi? Şimdi toz duman arasında gelişmelerin arka planına kuşbakışı göz atma zamanı. Son 48 saat içinde resim netleşmeye başladı. ABD’nin kurumlarındaki kaynaklarını şu sıralarda bol bol kullanan, Trump baskısına rağmen iyi habercilik yapan New York Times ve Wall Street Journal ile Guardian, Axios gibi odakları taradım.
- Trump İran’a saldırı kararını açıklarken bazen aynı gün içinde üç farklı hikâye anlattı
- Netanyahu 14 Ocak’ta Trump’ı aradı ve biraz sabırlı olmasını istedi
- Şubat: Savaş Makinesi Çalışmaya Başlıyor
Olaylar zinciri aslında geçen yıl Aralık ayında, Mar-a-Lago’da başlamıştı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Trump’ın yazlık sarayına geldi, tek bir şey istedi: İsrail’in İran’ın füze üslerini vurması için ABD onayı.
Ocak ayında Tahran sokaklarında hükümet karşıtı gösteriler alevlendi. Trump anında sahnede belirdi: Tüm görüşmelerini iptal etti, göstericilere seslendi, “YARDIM YOLDA!” diye bağırdı.
Bu arada, Trump’ın özgüvenini pekiştiren bir operasyon gerçekleşti: ABD’nin sınır ötesi müdahalesinin işe yaradığını kanıtlarcasına, Venezuela’da Başkan Nicolás Maduro kanlı bir operasyonla derdest edildi, ABD’ye getirildi. Trump bu başarıyı İran için de geçerli bir şablon olarak gördü.
Ve 11 Şubat sabahı Netanyahu Washington’da Oval Ofis’e geldi. Tam üç saat boyunca Trump’la baş başa oturdu. Saldırı tarihleri konuşuldu, olası anlaşma senaryoları masaya yatırıldı, ama asıl gündem açıktı: Netanyahu, diplomatik sürecin savaş planlarını baltalamamasını sağlamak istiyordu.
Ayrıntılı bilgi için NAR blog sayfasını ziyaret edebilirsiniz.