TCMB Bir Süre Faizleri Değiştirmeyeceği Düşünülüyor

TCMB’nin TL’de ilave yüklü bir değer kaybı olana kadar uzunca bir süre faizleri değiştirmeyerek bekle gör politikası izleyeceği düşünülüyor.

Merkez Bankası, 2017 yıl sonu enflasyon tahminini %7,9 ile mevcut enflasyon eğiliminin ve piyasa beklentilerinin altında bir seviyeye revize ederken, bu patikaya şimdilik sadece mevcut politika duruşunu koruyarak ulaşılacağını vurguladı. Ayrıca öncü nitelikteki İTO Ocak ayı İstanbul enflasyon verilerinde gıda fiyatları kaynaklı oldukça düşük bir artış kaydedilmiş olmasının da teyit ettiği üzere, TCMB gıda öncülüğünde enflasyonun Ocak’tan itibaren hız kesmesini bekliyor. Gıdada düzeltmenin başlamış olmasının yanı sıra, TCMB’nin yılsonu için piyasa beklentilerinden belirgin bir şekilde iyimser tahminde bulunmasında iki faktör etkili oluyor.

TCMB Bir Süre Faizleri Değiştirmeyeceği Düşünülüyor

TCMB, genellikle yüksek enflasyon ortamında enflasyon tahminlerini fiyatlama davranışlarını yönetebilmek ümidiyle yıl sonuna doğru kademeli bir şekilde yükseltiyor. Hatırlatmak gerekirse; TCMB’nin 2017 yılsonu için enflasyon tahminleri Ocak’ta %8,0, Ekim’de %9,8 idi, gerçekleşme ise %11,9 olmuştu. Revizyonun sınırlı kalmasının bir diğer nedeninin ise, TCMB’nin TL mevcut seviyelerinde kaldıkça faizleri değiştirmemenin dezenflasyonist etki yapacağını öngörüyor olması ve TL’de yüklü bir değer kaybı olasılığında da faiz artırmaya kararlı olduğu mesajını vermek istemesi olabileceği düşünülüyor.

Her halükârda küresel enflasyondaki toparlanma emarelerini ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmayı dikkate alarak, yılın son çeyreğine kadar enflasyonun çift hane etrafında dalgalanacağı ve bu nedenle TCMB’nin de -TL’de ilave yüklü bir değer kaybı olana kadar- uzunca bir süre faizleri değiştirmeyerek bekle-gör politikası izleyeceği düşünülüyor.

Petrol fiyatlarındaki artışa ve 1,9 milyar dolarlık altın ithalatına bağlı olarak Aralık’ta dış ticaret açığı beklentilere ve ilk açıklamaya paralel yıllık bazda %63,5 artarak 9,2 milyar dolara ulaştı. Böylece 2017 genelinde ihracat %10,2 artışla 157,1 milyar dolara, ithalat ise %17,7 artarak 233,8 milyar dolara ulaştı ve böylece dış ticaret açığı da %37 genişlemeyle (10 milyar dolarlık kısmı net altın ithalatı olmak üzere) 76,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2017’de turizm sektöründeki toparlanma ile cari işlemler açığındaki genişleme ise görece sınırlı kaldı.

2017 yılında turist sayısı %23 artışla 38,6 milyon kişiye ulaşırken, kişi başına turist geliri 2016’daki 705 dolardan 681 dolara geriledi. Yeni yılın ilk ayında da öncü verilere göre 2,4 milyar dolarlık altın ithalatı ve fiyat etkisi nedeniyle dış ticaret açığı yıllık bazda yaklaşık iki misli artarak 9,1 milyar dolara ulaştı. Veriler 12 aylık birikimli cari işlemler açığının Ocak sonunda 51,5 milyar dolar ile yaklaşık dört yılın zirvesine ulaşabileceğine işaret ediyor. Öte yandan Ocak’ta imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI) yedi yılın en yüksek seviyesine ulaşarak, ihracatın önümüzdeki aylarda da güçlü seyrini koruyacağını gösteriyor. Nette 12 milyar dolara ulaşan altın ithalatı 2018 yılı tahminlerine dair belirsizlikleri artırırken, güçlü ihracata rağmen petrol fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak cari açığın kademeli bir şekilde genişlemeye devam etmesi bekleniyor. Küresel çapta zayıf dolar ve getiri arayışının sürmesi sayesinde cari açığın finansmanı şimdilik herhangi bir sorun oluşturmazken, jeopolitik haber akışının gölgesinde TL cinsi varlıklarda kırılganlık devam ediyor.

TCMB verilerine göre, Kasım’da konut fiyatları yıllık bazda %11,3 artarken, enflasyondan arındırıldığında 2010’dan beri derlenen fiyatlarda yıllık bazda -%2,6 ile en zayıf seviye kaydedilmiş oldu. Konut sektöründe son bir yılda %25 artan inşaat maliyetlerine rağmen zayıf satışlar fiyatları da baskılarken, yüksek stoklar nedeniyle fiyatların hangi seviyede stabilize olacağı belirsizliğe yol açıyor.

Yeni haftada yurtiçinde Ocak ayı enflasyon verileri, Aralık ayı sanayi üretimi ve siyasi haber akışı takip edilecek. Ocak’ta enflasyonun bir önceki aydaki %11,9’dan %10,6’ya, çekirdek enflasyonun ise %12,3’ten %12,2’ye sınırlı gerileyeceği tahmin ediliyor. Enflasyonun beklentilere paralel veya gıda kaynaklı olarak daha da düşük gelmesi yeni haftaya TL’nin olumlu başlamasını sağlayabilir.

Bununla birlikte Dolar/TL’nin 3,81/3,83 seviyesini gördüğünden beri jeopolitik gelişmelere rağmen TL’nin bir müddet değerlenebileceği yönündeki beklentiler geçen hafta son üç ayın en düşüğü olan 3,71’in görülmesi ile gerçekleşmiş oldu. Bu doğrultuda enflasyon sonrasında TL’deki olası değerlenmenin, küresel tahvil getirilerindeki artışın belirginleşmesi ve olumsuz jeopolitik haber akışları nedeniyle, alım fırsatı olarak değerlendirilebileceği düşünülüyor.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara