Savaşın Ticarete Etkisi ve Zamanın Belirleyici Rolü
İran savaşının küresel ekonomiye maliyeti günden güne artıyor. Savaş jeopolitik riskleri büyütürken enerji sektörünün yanı sıra turizm, havayolu taşımacılığı, lojistik ve ihracat tarafında da moralleri bozdu. Savaşın ticarete ne kadar olumsuz yansıyacağı ise sürece bağlı.
İran’a ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı savaş, küresel ekonomi üzerindeki faturayı gün geçtikçe ağırlaştırıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırıların dört hafta kadar sürebileceğini belirtirken savaşın uzamasının enflasyonu tırmandırması bekleniyor. Bölgede artan jeopolitik gerilimler Türkiye ekonomisi açısından enerji tarafında ciddi riskler taşıyor. Yıllık 60-70 milyar dolar seviyesinde enerji ithalatı olan Türkiye için petrol fiyatlarında her 10 dolarlık ek artış cari açıkta 2,5 milyar dolara yakın bir artış anlamına geliyor.
Ekonomist dergisinin 15-28 Mart 2026 tarihli sayısında 2025 yılında ortalama 65 dolar, İran’a saldırıların başladığı 28 Şubat öncesi ise 75-80 dolar olan brent petrol fiyatı savaşla birlikte 120 dolara yükseldi. İlk panik sonrası fiyat geri çekilmeleri yaşansa da savaşın uzaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması fiyat artışlarını beraberinde getiriyor. Küresel petrol tüketiminin %20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçerken, uzun süreli kesinti durumunda Brent petrolün varil başına 147 doları aşabileceği ifade ediliyor.
- Savaş sınırlı olursa?
En olası senaryo olarak gözüken birkaç hafta ile sınırlı bir çatışmanın etkisi de sınırlı olacaktır. Çatışmanın devam etmesi durumunda ise makroekonomik sıkıntıların enerji fiyatları meselesini aşabileceği belirtiliyor. Gözlemciler, petrole dayalı ekonomisiyle iran’ın arzdaki kesintilerin küresel ekonomiyi etkileyebileceğini vurguluyor.
- Enflasyonu tetikleyebilir
İran, arzda yaşanacak bir kesinti ile Asya’da pahalı alternatiflere yönelişe neden olabilir. Bu da petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir. Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin Türkiye ekonomisini özellikle enerji alanında riske soktuğunu ifade ediyor.
- İhracatta talep daralması olabilir
TOBB Hazırgiyim ve Konfeksiyon Meclis Başkanı Şeref Fayat; savaşın süresinin en önemli faktör olduğunu belirtiyor. Savaşın uzaması durumunda Türkiye sanayisi ara malı ve hammadde tedarikinde gecikmeler yaşayabilir. Talep daralması ile karşı karşıya olan sektör, rekabetçiliğini korumak için çaba sarf etmek durumunda kalabilir.
- Küresel resesyon kapıda
DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, petrol fiyatlarındaki değişimlerin yanı sıra enerji maliyetleri, lojistik maliyetleri, talep daralması ve göçün ekonomiye etkisi üzerinde duruyor. Çınar’a göre, bu kriz dönemi Türkiye için yeni ticaret rotaları oluşturma ve rekabet gücünü artırma fırsatları sunabilir. Bu süreçte enerji arz güvenliği ve üretim yapısının güçlendirilmesi önem arz ediyor.
- Navlun ücretleri arttı
İran savaşı, ihracat tarafında da etkisini göstermeye başladı. Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, savaşın bölgesel ticaret dengeleri üzerinde olumsuz etkiler yarattığını vurguluyor. Navlun piyasasındaki dalgalanmaların dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Kadooğlu, kriz dönemlerinde lojistik zincirin sağlıklı işlemesinin kritik önem taşıdığını dile getiriyor.