Katılım Bankaları Finans Şirketleri Grubunda mıdır?

Katılım bankalarının misyonlarını olduğu gibi ana rollerini de çok iyi tanımlamak, açıklamak ve anlatmak gerektiği kanaatindeyiz. Finansal hizmet kuruluşları mı, finans şirketleri mi? Genellikle aynı kategori içerisine alındıkları için yanlış değerlendiriliyor.

Katılım Bankacılığının Kavramsal Önemi

Katılım bankaları finansal hizmet kuruluşlarıdır. Bunlar hakkında bunun ötesinde bir beklenti oluşturmak doğru bir tutum değildir. Elbette bu kurumlar peşin alıp vadeli satmanın (murabahanın) yanında kar zarar ortaklığı (muşaraka) ve benzeri işler yapmalıdır. Ancak unutmamak gerekir ki, klasik bankalar gibi katılım bankaları da kısa vadeli fonlarla uzun vadeli finansman sağlamak durumu ile karşı karşıyadır. O yüzden katılım bankalarından beklenen bazı işler var ki bunları biraz tartışmak gerekecektir. Zira bankalar ve doğal olarak da katılım bankaları son tahlilde fon toplayan, topladığı fonu kullandıran ve genel bankacılık hizmetleri yapan kamusal niteliği haiz finansal kuruluşlardır. Katılım bankalarının temel farkı bu üç stratejik alanda (fon toplama, fon kullandırma ve bankacılık hizmetleri) kendi değerleri üzerinden, yani faizsizlik prensibine bağlı kalarak finansal hizmet sunmalarıdır. Dolayısıyla bu kurumlar ekonomik sistemin finansal dinamolarıdır. Ancak bu kurumlara bunların ötesinde anlamlar yüklemek ve bunları bir reel kesim şirketi gibi görmek hatalıdır.

O yüzden bu tür beklentileri bu kurumlar üzerinden değil de katılım finans, katılım şirketi gibi asıl işi bu olan, hassaten bu amaç için kurulan şirketler üzerinden karşılamak daha uygun olacaktır. Böylelikle uzun vadeli ve yatırım bilinci taşıyan yeniden yapılanmayla ortaya çıkacak bu tür kuruluşların finansal ihtiyaçlarını da katılım bankaları üzerinden sağlamak mümkün olacaktır. Bu suretle sağlıklı, dinamik, verimli ve gelişmeye açık bir ekonomi için katılım bankaları, katılım finans şirketleri, katılım şirketleri vb. her bir kurum kendi alanına odaklanacak ve kendi ana rolünü üstlenmiş olacaktır.

Yoksa katılım bankalarını bir finans şirketleri grubuna indirmek ve onları orada değerlendirmek, onların değerlerini, fonksiyonlarını ve etkinliğini azaltır. Bu da son tahlilde faizli bankalarla haksız rekabete yol açar.

“Katılım Bankacılığı” kavramsallaştırmasında da dikkate alınması gereken üç önemli ilke vardır.

  1. Özgün Olmalı: Bu kavram ne bir şeyin karşıtı ne de parçası olmalı. Kendine has ve özgün olmalı.
  2. Bütünlük İçermeli: Fıtratla ve diğer disiplinlerle uyumlu olmalı.
  3. Özü Tarif Etmeli: Hakikatin ışığında bugünkü insana ve topluma dokunmalı.

 

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara