Gelişen Ülkeler Borçlanamıyor, Ama Fonlar Hala İyimser

Gelişen Ülkeler Borçlanma Dondu: İran Savaşı Piyasaları Kilitledi

İran savaşıyla birlikte artan küresel belirsizlik, yılın başında rekor kıran gelişen ülke borçlanma piyasasını adeta durma noktasına getirdi. Yükselen faizler, genişleyen risk primleri ve yatırımcı çıkışları, birçok ülkeyi finansmana erişim konusunda “bekle-gör” moduna iterken, piyasalarda ciddi bir sıkışma yaşanıyor. Buna rağmen uzun vadeli beklentiler tamamen bozulmuş değil; yatırımcı ilgisi temkinli de olsa devam ediyor.

  • 2026 yılının ilk iki ayında gelişen ülkeler açısından oldukça güçlü bir borçlanma dönemi yaşandı. Suudi Arabistan, Meksika ve Türkiye gibi ülkelerin öncülüğünde ihraçlar rekor seviyelere ulaştı.
  • Ancak İran savaşıyla birlikte tablo hızla değişti. Mart ayında yeni borçlanma işlemleri neredeyse durdu, piyasalarda oynaklık sert şekilde arttı ve borçlanma maliyetleri yükseldi. Bu gelişmeler, gelişen ekonomilerin finansmana erişimini zorlaştırdı ve birçok ülkeyi belirsizlik içinde bıraktı.
  • Risk primlerinin yükselmesi ve yatırımcı çıkışlarına bağlı olarak gelişen ülke tahvillerinden 3,3 milyar dolar çıkış yaşandı. Yüksek getirili tahvillerden ise 5 milyar doların üzerinde çıkış gözlendi.

Bankacılar ve yatırımcılar, piyasaların tamamen kapanmadığını ancak maliyetlerin ciddi şekilde arttığını vurguluyor. Güçlü ve büyük ihraççılar hala piyasaya erişebiliyor ancak yüksek maliyetlerle. Diğer yandan petrol fiyatlarındaki yükseliş sayesinde Angola gibi enerji ihracatçısı ülkeler avantajlı konumda.

  • Öne çıkan seçenekler arasında özel borçlanma anlaşmaları (private placements) ve toplam getiri swapları (total return swaps) bulunuyor. Alternatif finansman yollarının önem kazandığı dönemlerde, bu yöntemler daha cazip hale geliyor.
  • Societe Generale’e göre, jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte emtia pozisyonlarını artıran birçok fon, gelişen piyasalardaki ağırlığını azaltıyor. Yatırımcı güveninin güçlü ama temkinli olduğu bir dönemde, belirsizlik azaldığında hızlı bir toparlanma potansiyeli olduğu belirtiliyor.

HSBC’nin anketine göre yatırımcıların %68’i gelişen piyasalar için pozitif görüşe sahipken, jeopolitik riskler ve küresel belirsizlikler nedeniyle temkinli bir çerçevede hareket ettikleri görülüyor. İran savaşının etkisiyle artan risk primleri ve yatırımcı çıkışları, finansman koşullarını zorlaştırsa da talebin tamamen kaybolmadığı gözlemleniyor.

Kaynak: Reuters, Wealth Professional

Önerilen Yazılar

Yorum Yap

-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00