Küresel Sistemik Riski

Küresel Sistemik Riski Olan Bankaların Etkileri

Küresel Sistemik Riski Olan Bankaların Etkileri… Dünya vatandaşları olarak yıl sonu sath-ı mailine girmiş bulunuyoruz. 7 milyar insanın %99’unu yılbaşı hediyesi almak gibi sebepler haricinde ilgilendirmeyen bu tarihsel düzen, finansal piyasaları ise yakından ilgilendiriyor. Sebebi ise küresel krizde sermayeleri yeterli olmadığından ya kurtarılması yahut fonlanması gereken sistemik olarak önemli küresel bankaların, bu yüksek risklerinden ötürü bir daha aynı duruma sebep olmamalarıdır.

G-SIB (Küresel Sistemik Olarak Önemli Banka)

Krizden sonra gelen Basel 3 regülasyonlarına dahil edilen G-SIB (küresel sistemik olarak önemli banka) ek sermaye şartları. Bu şartlara göre ne kadar yüksek sistemik öneme sahipse bir banka, ona göre belirlenmiş bir yüzde kadar daha sermaye tutması gerekiyor. Hesaplamada ABD’deki regülatörler Basel metodolojisinden hafif sapsa da aşağı yukarı aynı şeyleri ölçüyorlar. 5 ana kalem var. Büyüklük, bankanın toplam bilanço içi ve dışı pozisyonlarını dikkate alıyor.

Bağlantılılık, bankanın finansal sistemin kalanıyla ne kadar yüksek seviye bir bağlantıda olduğunu ölçüyor. Karmaşıklık, bankanın tezgahüstü türev işlemler, vs. gibi karmaşık işlemlerle ne kadar iştigal ettiğini takip ediyor. Uluslararasılık kalemi bankanın yurtdışındaki pozisyonlarını hesaba katıyor. Son olarak kısa vadeli toptan fonlama kalemi ise bankanın fonlamasının ne kadarını kısa vadeli yaptığını göz önüne alıyor. Hesap neticesinde oluşan skorlar lineer biçimde ek sermaye şartına dönüştürülmek yerine ölçümdeki her 100 baz puanlık artış, 50 baz puan ek sermaye şartı artışı getiriyor.

Peki tüm bunların yıl sonuyla alakası ne? Şu: Çünkü bu ek sermaye şartının ne kadar büyüklükte olacağı büyük ölçüde bankanın 4. çeyrek sonu bilançosuna bakıyor. Bu sebeple de neredeyse yarısı ABD’de olan bu bankalar, ilk üç çeyrek kazanabileceği kadar para kazanmaya, zurnanın zırt dediği yere gelince de riskleri azaltıp ek sermaye şartının artışının getireceği zarardan kaçınmaya çalışıyor. Bu durum da bilançoları küresel finansal sistemin gres yağı işlevi gören bankaların 4. çeyrek sonunda sağladıkları likiditeyi toptan çekmesine ve çok çeşitli piyasaların çok çeşitli şekillerde saçma sapan hareketler yapmasına sebep oluyor.

Örnek
Geçen yıl sonunda ABD’de repo faizleri bu sebeple %5’leri bulmuştu. Bu sene durum biraz daha vahim olabilir çünkü geçen seneye göre ilk üç çeyrekte G-SIBler riskleri fazlasıyla artırdı ve dolayısıyla son çeyrekte aynı ölçüde kısmak zorunda kalacaklar. Ayrıca sınırda olan ve ek sermaye şartı artma noktasında bıçak sırtı banka sayısı bu sene daha fazla.

Küresel Sistemik Riski Olan Bankaların Etkileri

Peki yukarıda bahsettiğim durumun ucu bize nasıl dokunabilir? Bank Policy Institute’un yaptığı bir analize göre G-SIBler son çeyrekte en çok karmaşıklık ve bağlantılılık kalemlerinde kısıntıya gidecekler. Burada önemli bir alt kalem de ABD G-SIB’lerinin küresel bankalarla yaptığı swap, repo gibi işlemler olduğundan küresel dolar likiditesi de yüksek olasılıkla darbe yiyecek çeyrek sonunda. E bunun etkilerini de tahmin edersiniz.

Yeni haftada yurtiçinde gündemin en önemli iki maddesi büyüme ve enflasyon verisi. Yıllık manada %1 seviyesine büyüme beklenirken; TÜFE tersine işleyen baz etkisiyle yeniden çift hanelere çıkacak. Küresel tarafta ise ticaret savaşlarına ilişkin gelişmelerle birlikte ABD’de açıklanacak istihdam verileri radarda yer alıyor.

Küresel Sistemik Riski Olan Bankaların Etkileri

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara