Küresel Büyüme Tahmini; Yukarı Yönlü

Artan tahvil getirilerine rağmen küresel çapta Dolar, ABD Hazine Bakanı Mnuchin’in açıklamalarının da etkisiyle, üç yılın en düşüğünde.

Uluslararası Para Fonu (IMF), genele yayılan toparlanma ile 2018 ve 2019 yılları için küresel büyüme tahminlerini her iki yıl için de % 3,9’a yükseltti. IMF, küresel büyümenin ABD vergi indirimlerinin işletmeleri yatırım yapmaya teşvik etmesinden dolayı son yedi yılın en yükseğine ulaşacağını kaydetti. Öte yandan öncü satın alma yöneticileri endeksleri de, Japonya’da 47 ayın, Euro Bölgesi’nde de genele yayılan bir canlanma ile 12 yılın en yüksek seviyelerine ulaşarak küresel ekonomide toparlanmanın sürdüğünü teyit etti. Büyümeye dair güçlü gelen veriler ile temel metaller öncülüğünde tüm emtia fiyatları geçen hafta % 2’ya yakın yükselirken, küresel enflasyonun da kısa vadede canlanacağına işaret ediyor.

ABD’de üç gündür kısmen “kapalı” olan federal hükümet geçici bütçe tasarısı ile 8 Şubat’a kadar yeniden açılırken, yılın son çeyreğinde manşet büyüme beklentilerin altında kalsa da detaylar güçlü dinamiklerin sürdüğüne işaret ediyor. Dayanıklı mal siparişleri Aralık ayında beklentilerin ötesinde artarken, 2018 yılında da vergi teşvikleriyle güçlü trendin devamı bekleniyor.

Haftanın en önemli verisi olan 2017 yılı 4. çeyrek büyümesi ise tüketimdeki kuvvetli seyre rağmen net ihracat ve stok değişimi kaynaklı olarak % 3,0 olan beklentilerin altında %2,6 olarak gerçekleşti. Stok ve net ihracatın olumsuz etkileri dışlandığında, büyüme performansının yılın son çeyreğinde oldukça kuvvetli olduğu ve bu nedenle önümüzdeki dönemde büyüme tahminlerinde yukarı yönlü revizyonların sürebileceği düşünülüyor.

Şubat ayının ilk haftasında Senato ve Başkan Trump arasında yoğun tartışmaların yeniden artması bekleniyor. Bu arada yeni ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı olarak Powell resmen atanırken, diğer boş olan üyelere yönelik belirsizlik halen devam ediyor. Finansal piyasalarda ise; tahvil faizlerindeki yukarı yönlü hareket belirginleşirken, ABD iki yıllık tahvil faizleri % 2,11 ile 2008 krizinden bu yana en yüksek seviyesine yükseldi. Tahvillerdeki yukarı yönlü hareket riskli varlıklar üzerinde halen beklenen baskıyı oluşturmasa da, önümüzdeki günlerde faizlerdeki artışın başta hisse senetleri ve yüksek riskli tahviller olmak üzere tüm riskli varlıklarda düzeltme hareketine neden olabileceğini düşünülüyor.

Avrupa Merkez Bankası (AMB), beklentilere paralel politika duruşunda ve sözlü yönlendirmesinde herhangi bir değişikliğe gitmediği gibi, varlık alımlarının seyrine dair de somut bir sinyal vermedi. AMB Başkanı Draghi, bir belirsizlik kaynağı olan Euro’daki oynaklığın yakından izlendiğini dile getirirken, döviz kurları ile ilgili sorulara spekülatif bir cevap vermekten kaçınması pariteyi destekledi.

Draghi, büyümede yaşanan olumlu seyre karşın enflasyon görünümünün zayıf kalmaya devam ettiğine işaret ederken, orta vadede büyümedeki ivmelenme sayesinde enflasyon hedefine ulaşılabileceğini söyledi. Öte yandan Almanya’da imalat sanayi güven endeksi (IFO) Ocak’ta gerileme beklentilerinin aksine yükseldi. Hafta genelindeki diğer öncü veriler gibi, IFO verileri de politik belirsizliklerin ekonomik aktivite üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını teyit ederken, Almanya’nın büyüme momentumunun 2018’e de güçlü başladığını gösteriyor. ABD Hazine Bakanı Mnuchin’in “zayıf dolar ticaret için olumlu” vurgusu ve AMB’nin nötr yaklaşımı ile Euro/Dolar 2014 yılından bu yana ilk defa 1,25’i aşarken, Alman 10 yıllık tahvil faizleri sert yükselişle haftayı %0,63 seviyesi ile 2015’ten beri en yüksek seviyesinden kapattı. AMB’nin, üçüncü çeyrekten itibaren varlık alımlarına son vererek, görece daha sıkı bir politika duruşuna geçeceği öngörülüyor.

Japonya Merkez Bankası (BoJ), beklentiler dahilinde politika duruşunu değiştirmezken, deflasyonist risklerin geride kaldığına dair verdiği sinyaller dikkat çekti. BoJ Başkanı Kuroda, çıkış stratejisinden bahsetmek için erken olduğunu söylerken, enflasyon görünümündeki aşağı yönlü risklerin azaldığını vurguladı. BoJ’un 2019’un ilk yarısına kadar mevcut politika duruşunu koruması bekleniyor.

Herhangi bir değişiklik beklenmese de Fed toplantısının, Ocak ayı küresel imalat sanayine dair verilerin, ABD’de ve Euro Bölgesi’nde istihdam ve enflasyon rakamlarının öne çıkacağı yeni haftada, küresel çapta tahvil getirilerinin seyri ve bunun risk iştahına etkisi piyasaları şekillendirecek.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara