Güven Endeksleri Geriledi; Fakat Büyüme Sürüyor

Mart ayında mevsimsellikten arındırılmış reel sektör güven endeksi bir önceki aya kıyasla %1,2 düşüşle 109,5’e, tüketici güven endeksi ise %1,3 düşerek 71,3’e geriledi. Mart’ta gelecek üç aylık döneme ait ihracat siparişleri beklentileri ve buna bağlı olarak yatırım harcamalarında iyileşmeler görülse de, alt endekslerde genele yayılan sert düşüşler dikkat çekti.

Güven endeksindeki gerilemede TL’deki değer kayıpları ve jeopolitik belirsizliklerin devam etmesi etkili olurken, Nisan’da da ilave güven kaybı görülebileceği düşünülüyor. Öte yandan güçlü ihracat performansı sayesinde imalat sanayi kapasite kullanım oranı bu dönemde %78,8’den %79,1’e sınırlı yükseldi. Güven endekslerindeki sınırlı gerilemelere rağmen, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde de %6 civarında görece güçlü bir büyüme kaydettiği öngörülüyor. Bununla birlikte finansal koşullardaki sıkılaşma ve süregelen likidite sorunları, destekleyici maliye politikalarına rağmen yılın geri kalanında büyümenin gerileyebileceği düşünülüyor.

Güven Endeksleri Geriledi; Fakat Büyüme Sürüyor

Merkezi yönetim borç stoku Şubat’ta yüksek borçlanmaya bağlı olarak bir önceki aya göre 4,1 milyar TL artarak 896,8 milyar TL’ye yükseldi. Böylece yılın ilk iki ayında Hazine görece düşük borçlanmaya gitmiş olsa bile, 2017 sonuna göre borç stoku 20,3 milyar TL arttı. Mart ayından itibaren ise TL’deki değer kayıpları ile borç stokundaki artışın hızlanacağı tahmin ediliyor; lakin kamu borç stokunun milli gelire oranı yüksek nominal büyüme sayesinde %30’un altında kalmaya devam edecek.

Öte yandan Hazine geçen haftaki iki tahvil ihracı ile toplam 3,8 milyar TL borçlanırken ihalelere ilginin görece sınırlı kalması ve TL cinsi varlıklarda riskten kaçış eğiliminin belirginleşmesi sonucunda verim eğrisi yukarı kaydı. 2019 vadeli sabit kupon ödemeli tahvilin yeniden ihracında ortalama bileşik faiz bir önceki ihraçtaki %13,44’ten %13,98’e, 2028 vadeli sabit kupon ödemeli tahvilin yeniden ihracında ise ortalama bileşik faiz %12,13’ten %12,83’e kayda değer bir şekilde yükseldi.

Girdi maliyetlerinin %20’nin üzerinde artmasına rağmen, konut satışlarındaki zayıflık nedeniyle konut fiyatlarındaki yıllık artış hızı 2011 başından beri en düşük seviyesine kadar geriledi. Şubat’ta yıllık bazda -%5,4 gerileyen konut satışları, halen uzun dönem ortalamasına paralel gerçekleşiyor gibi görünse de sektörde sürdürülebilirliğe dair kırılganlıkların yüksek olduğunu düşünülüyor.

Yeni haftada 2017 yılı son çeyrek büyüme rakamları ve Şubat ayı turist sayıları takip edilecek. Geçen hafta özellikle Japonya’daki rekor TL long pozisyonların çözülmeye başlaması son dönemdeki negatif ayrışmaya katalizör etki yaparak TL cinsi varlıklarda algıyı bozdu ve Dolar/TL 4,0356 ile yeni rekor seviyesini gördü. Asya’daki pozisyonlanmaların devam edip etmeyeceği belirsizliğini korurken, yeni haftada da Dolar/TL’de yeni bir rekor daha görülme riskinin arttığı değerlendiriliyor. Bu arada siyasi haber akışı da TL cinsi varlıkları zayıflatıyor. 27 Mart’ta gerçekleşecek AB-Türkiye Zirvesi öncesi ABD Liderleri Sonuç Bildirgesi’nde Türkiye’yi Doğu Akdeniz ve Ege’deki faaliyetleri sebebiyle “güçlü bir şekilde kınanması” da TL cinsi varlıklarda kırılganlıkları artırıyor.

 

Yorumlar (1 Yorum)
Serdar
Serdar Cevapla
- 21:56

Reel kesim güveni Şubatta yükseldi..
Yurt içinde Cuma günü reel sektör güven endeksi ve imalat sanayi kapasite kullanım oranı verileri takip edildi. Mevsimsel etkilerden arındırılmış reel kesim güven endeksi aylık bazda 1,5 puan artışla 96,9 düzeyine yükselse de art arda yedinci ayında da 100 olan iyimserlik eşiğinin altında kaldı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı ise Şubat ayında yüzde 0,2 gerileyerek yüzde 74,1’e indi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara