Fon Piyasasında Yeni Nesil Manipülasyon Alarmı
Yüksek faiz ortamında yatırımcıların sığınağı haline gelen fon piyasası, organize bir dolandırıcılık tehdidiyle karşı karşıya. Uzmanlar, klasik manipülasyonun yerini alan “kurumsal görünümlü” yeni modelin, piyasada yıkıcı bir tahribat yaratabileceği konusunda uyarıyor.
Bakan ve SPK Başkanından İtiraf Niteliğinde Açıklamalar
Piyasadaki bu hareketlilik ekonomi yönetiminin de radarında. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, süreci “Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” sözleriyle teyit ederken; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Gönül de denetimlerin sıkılaşacağını belirtti.
“Yeni Nesil” Dolandırıcılık Nasıl İşliyor?
- Yapay Talep Döngüsü: TEFAS’ta işlem gören Serbest Fonlar aracılığıyla hisselerde suni bir kurumsal talep yaratılıyor. Yükselen fon fiyatını gören yeni yatırımcıların getirdiği kaynak, yine aynı hisselerin fiyatını şişirmek için kullanılıyor.
- Fon İçinde Fon Oyunu: Serbest fonların içerisine, borsa fiyatı manipüle edilmiş Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF) veya Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (GSYF) dahil ediliyor.
- Hisseden Çıkış Stratejisi: Manipülatörler, ellerindeki değersizleşmiş hisseleri piyasada satmak yerine, kurdukları fonlar üzerinden fona dahil olan habersiz yatırımcılara devrederek nakde dönüyor.
- Haksız Teminat İmkanı: Şişirilmiş fiyatlar sayesinde bazı şirketler, gerçek dışı piyasa değerleri üzerinden kredi ve repo işlemlerinde avantaj sağlıyor.
İtibarlı Şirketler Endeks Dışı Kalıyor
Manipülasyonun en ağır sonuçlarından biri de Borsa İstanbul ve uluslararası MSCI endekslerinde görülüyor. Değeri suni olarak artırılan şirketlerin bu endekslere girmesi, Türkiye’nin köklü ve itibarlı şirketlerinin endeks dışı kalmasına yol açıyor.
SPK’ya “Sessizlik” Eleştirisi
Sürecin geçmişine değinen Kenan Gözlemci, kırılmanın pandemi sonrası başladığını savunarak şu ifadeleri kullandı: “Bu tablo pandemi sonrası, eski Başkan Ali Fuat Taşkesenlioğlu dönemiyle birlikte hızla değişmeye başladı. Bunda piyasaların nakde boğulması, yatırımcı sayısının 8 milyona ulaşması, bazılarının iştahını artırmasının yanında şeffaf ve adil bir piyasanın oluşumundan, yatırımcıların korunmasından sorumlu SPK’nın adeta kör olmuş gibi olan bitene sessiz kalması neden olmuştur.”
Uzmanlar, mevcut durumun 2022 yılındaki bankacılık arbitraj krizinden çok daha büyük bir yıkım riski taşıdığı konusunda uyarıyor.