Kategoriler
Gündem

Fed ve Yine Aynı Fed

ABD’de repo piyasası üzerine birkaç hafta boyunca yazdığımız yazılarda bahsettiğimiz üzere, piyasada yaşanan karmaşanın en büyük sebeplerinden birkaçı, ABD’de getiri eğrisinin tersine dönmüş olması ve kısmen bağlantılı biçimde bankaların bu piyasalarda işlem yapmak için ve başka regülasyon kaynaklı sebeplerle tuttuğu fazla rezervlerin tehlikeli seviyelere inmiş olmasıydı.

Geçtiğimiz hafta Fed, bu iki probleme de eş zamanlı el atacağını düşündüğü bir hamle yaptı ve Kasım ortasına kadar aylık 60 milyar dolar düzeyinde, sonrasında ise miktar ve başka özellikleri tekrar ayarlanabilecek bir kısa vadeli kupon ödemeyen ABD devlet tahvili (TBills) alım programına başlayacağını açıkladı.

Fed Çabası

Kısa vadeli ve kupon ödemeyen tahvillere odaklanılmasının birincil sebebi getiri eğrisini düzeltmek olsa da, yine kısa vadeli olup (3 yıla kadar) kupon ödeyen tahvillerin alım programına dahil edilmemesinin ardında, Fed’in bunun bir Parasal Genişleme (QE) programı olmadığına halkı ikna etme çabası yatıyor.

Fed’in önceki QE programlarını bu programdan ayrıştıran şey, QE’ler kapsamında uzun vadeli faiz oranlarını aşağı getirmek maksadıyla ki bu sebeple bazı FOMC üyeleri QE programlarının getiri eğrisini yataylaştırıcı etkileri olduğunu ve getiri eğrisinin tersine dönüşünün eskisi kadar iyi bir resesyon sinyali olmadığını savunuyorçoğunlukla uzun vadeli kupon ödeyen tahvillerin alınmasıydı. Bu ikna çabasının altında ise, Fed üyeleri devamlı surette ABD ekonomisinin iyi gittiğini savunurken bir QE programı açıklanmasının halkta yaratabileceği kriz korkusunun önüne geçmek yatıyor.

Fed Politikası

Ancak Fed’in bu politik olarak temkinli tutumu, açıklanan programın hedeflerine ABD para piyasalarının işleyişini düzeltmek ve bankaların fazla rezervlerini artırmak ulaşmasının önüne geçebilir. BofA stratejisti Mark Cabana’ya göre repo karmaşasının temel sebeplerinden olan tahvil piyasası yapıcıların elindeki tahvil envanterinin fazla büyümüş olmasının bu program dahilinde çözülmesi zor, çünkü programa konu olan kısa vadeli tahviller piyasa yapıcıların satmakta en az zorlandığı ve halihazırda envanterlerinde sadece net 9 milyar dolarlık bulunan bir tahvil türü.

JP Morgan ve Alex Roever

JP Morgan’dan Alex Roever’dan gelen diğer argüman ise, ABD’deki para piyasası fonlarının ellerindeki kısa vadeli tahvilleri Fed’e, burada açacak yerimiz olmayan kendi iç dinamikleri sebebiyle satmak istemeyebilecekleri ve isteseler dahi nihayetinde müşterilerine bir getiri vermeleri gerektiğinden bu fonlardaki paranın nihayet itibariyle, geçtiğimiz haftalarda nasıl piyasadan parayı bir drenaj borusu gibi çektiğini izah ettiğimiz Fed’in Ters Repo’suna yatıracakları ve dolayısıyla Fed’in programının piyasadaki likidite sıkışıklığını çözmekte zorlanacağı yönünde. Dolayısıyla Fed önümüzdeki dönemde bu problemleri çözmek için programın kapsamını genişletip kısa vadeli kupon ödeyen tahvilleri de dahil edebilir ve Ters Repo’ya ödediği faizi Fed Fonlar Faizi taban oranının altına çekebilir.

Yeni haftada gündemin merkezinde Suriye’de tırmanan gerilimin uluslararası yansımaları olmaya devam edecek. Yurtiçinde veri akışı yoğun. Sanayi üretim endeksi; işsizlik oranı, bütçe dengesi ve konut satış rakamları açıklanacak. Küresel tarafta ise ticaret savaşlarındaki kısmi anlaşma rüzgarının etkileri takip edilecek.

“Fed ve Yine Aynı Fed” için 2 yanıt

Fed tutanakları..
Federal Açık Piyasa Komitesi’nin 29-30 Ekim’de gerçekleştirdiği toplantının tutanakları Çarşamba günü Washington’da yayımlandı. Tutanaklarda, küresel ekonomik büyüme ve uluslararası ticaret ile ilişkili görünüme yönelik risklerin önemli görüldüğü ve küresel büyümedeki yavaşlamanın iç ekonomi üzerinde daha da yük oluşturacağına ilişkin riskin devam ettiği ifade edildi. Fed yetkilileri, ABD ekonomisine yönelik risklerin yüksek kalmaya devam ettiğini vurgularken, bu yılki üç indiriminin ardından faizleri sabit tutma konusunda görüş birliğine vardı.

Fed, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) Aralık ayı toplantısının ardından beklentiler doğrultusunda politika faizini değiştirmeyerek yüzde 1,50-1,75 aralığında sabit bıraktı. Faiz oranının sabit tutulması kararının oybirliği ile alındığının belirtildiği açıklamada, işgücü piyasasının güçlü kaldığı ve mevcut faiz oranlarının ekonomik büyümeyi destelemek için uygun olduğu vurgulandı. Yapılan açıklamada 2020 için medyan politika faiz tahmininin %1.9’dan % 1.6’ya çekildiği belirtildi.

Bir Cevap Yazın