Çetin Ünsalan’dan: Sadaka Ekonomisi ve Reform Başlıkları

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Sadaka ekonomisi sistemleşiyor…’

2024 yılında emekli maaşlarını düşüren, bütçe açıklarını artıran ve aileleri ekonomik nedenlerle parçalayan bakış açısı, 2026’da reform adı altında yoluna devam ediyor. Ancak bu süreçte yapılan hamlelerin reklamı yapılırken, nasıl gerçekleştirileceğine dair belirgin bilgiler verilmiyor.

Üretim ekonomisine destek verenlerin reform sözcüğüne aldanmamaları gerektiğini belirten Ünsalan, ülkemizde yardıma dayalı bir yaşam tarzının benimsendiğini vurguluyor. Kızılay’ın aşevleri projesi örneği veren yazar, ülkedeki ekonomik durumun iyi olduğuna dair bir algı varsa, neden mevcut aşevlerine ek olarak yeni yapıların kurulacağını sorguluyor.

Emeklilerden çalışanlara kadar herkesi açlık sınırının altına iten bir ekonomi yönetiminin, yoksulluk maaşlarıyla desteklediği sadaka ekonomisine dikkat çeken Ünsalan, insanların daha makul ücretlerle gıdaya ulaşabileceği lokanta sistemi ile bedava dağıtılan yemek arasındaki farkı vurguluyor. Aynı zamanda bu sistemde yük oluşturmayan, maliyetine üretilen ve kısmen sübvanse edilen bir yapılanmanın önemine dikkat çekiyor.

  • Yapılan dağıtımların niteliğine ve etiğine odaklanan Çetin Ünsalan, vatandaşlık maaşı gibi uygulamaların öncelikle düşük gelirli ailelere yönelik olduğunu belirtiyor. Ancak bu tür yardımların finansmanının bütçeden karşılanması ve insanların gelirlerini artırmak yerine dağıtılmasının etik olmadığını savunuyor.
  • Ünsalan, ekonomi yönetiminin seçim atmosferinde ekonomik manevralarla halka karşı sorumluluk hissettirmeye çalıştığını ifade ediyor. Ancak bu durumun aslında ülkenin üretkenliğini arttırmak yerine muhtaçlık duygusunu yayarak siyasi çıkarlar için kullanıldığını belirtiyor.

Önerilen Yazılar

Yorum Yap

-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00