Küresel Hisse Senetleri % 3 Değer Kaybetti

Global imalat sanayi PMI Ocak’ta bir önceki aya göre 54,5’ten 54,4’e sınırlı gerilese de, detaylar küresel çapta beklenenden güçlü toparlanmanın sürdüğüne işaret ediyor. Yeni haftanın ilk gününde de hizmet sektörü verileri açıklanacak olmakla birlikte, genele yayılan bir şekilde ekonomilerde büyüme olumlu seyrini koruyor.

Küresel Hisse Senetleri % 3 Değer Kaybetti

ABD’de büyüme görünümünün iyileştiğini teyit eden Fed, politika faizini beklendiği gibi değiştirmezken, toplantı sonrası yayımlanan notta bir öncekine kıyasla yaptığı sınırlı değişikliklerle kısmi şahin bir tutum sergiledi. Böylece bir sonraki toplantısında faiz artırma ihtimali fiyatlaması %86’dan %96’ya yükselirken, ABD 10 yıllık tahvil getirisi de haftanın son günü beklentilerden güçlü gelen istihdam verilerinin de katkısıyla %2,85 ile dört yılın en yükseğine ulaştı. Tahvil getirilerindeki hızlı yükselişe rağmen, ABD’de halen verim eğrisinin yataya yakın seyretmesi küresel tahvil getirilerinde aşırı iyimserliğin sürdüğü şeklinde yorumlara neden oluyor. Ocak’ta tarım dışı istihdam 175 bin kişilik beklentilerin üzerinde 200 bin kişi artarken, yıllık ortalama saatlik kazançlar %2,6’lık tahminlerin oldukça üzerinde %2,9 ile Mayıs 2009’dan beri en hızlı artışını kaydetti.

Son dönemde bazı Fed üyelerinin 2018’de üçten fazla faiz artırımının dahi söz konusu olabileceği vurgusu dikkat çekerken, piyasalar halen üçüncü faiz artırımını dahi tam olarak fiyatlamış görünmüyor. Bununla birlikte geçen haftaki raporda işaret ettiğimiz, tahvil getirilerindeki yukarı yönlü hareketin hızlanması ile hisse senetlerinde düzeltme riski hafta genelinde realize oldu ve geçen hafta küresel hisse senetleri ortalamada %3 değer kaybetti. Benzer şekilde hisse senedine oldukça gecikmeli yansıyan artan borçlanma maliyetlerinin, dolar endeksine da halen sirayet etmemesi dikkat çekse de finansal piyasalardaki bu fiyatlamanın anomali olduğu düşünülüyor. Yılın ikinci yarısında yükselen tahvil getirilerine paralel olarak, daha yüksek bir dolar endeksi ve zayıf hisse senedi piyasaları görüleceği tahmin ediliyor. Dolardaki zayıflığın sürdürülebilir olamayacağı ancak enflasyonun canlandığına dair veriler gelmeye başladıkça, paritenin yıl ortasında yeniden 1,15’e yaklaşacağı tahmin ediliyor.

ABD’nin aksine Euro Bölgesi’nde ise esasen baz etkisine bağlı olarak Ocak’ta yıllık tüketici enflasyonu %1,4’ten %1,3’e gerilerken, enflasyonda Şubat’ta ilave bir yavaşlama görülebileceği ancak özellikle Mayıs ayından itibaren %2’ye doğru kademeli bir şekilde yükselişin ön plana çıkacağı öngörülüyor.

Öte yandan Euro Bölgesi ekonomilerinde yıllık büyüme oranı 2017’nin son çeyreğinde bir önceki çeyrekteki %2,8’den %2,7’ye yavaşlarken, 2017 yıl genelinde büyüme %2,5 olarak gerçekleşti. Veri gündeminin görece zayıf olduğu yeni haftada Ocak ayı küresel çapta hizmet sektörüne dair aktivite verileri ve Çin’in enflasyon rakamları takip edilecek. Ayrıca İngiltere ve Brezilya merkez bankaları toplantıları ile Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi’nin konuşmaları da önemli olabilir. Enflasyondaki yavaşlamaya ve büyümedeki zayıflığa karşı Brezilya’da politika faizinin 25 baz puan düşürülerek %6,75 ile rekor düşük seviyeye çekilmesi bekleniyor. Geçen haftadaki hızlı yükselişten sonra tahvil getirilerinin seyri ise risk iştahını şekillendirecek.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara