Üretim Artışına Rağmen, Genişleyen Cari Açık

Güçlü üretim artışına rağmen, hızla genişleyen cari açık ve olumsuz siyasi haber akışı ile TL negatif ayrıştı.

Geride kalan hafta genelinde açıklanan veriler, Türkiye ekonomisinde büyümenin görece güçlü seyretmeye devam ettiğine işaret etse de, cari açıkta beklentilerin üzerinde genişlemeye ve artan jeopolitik risklere bağlı olarak TL ve yurtiçinde tahviller keskin bir şekilde değer yitirdi. Dolar/TL’de teknik açıdan kritik olan 3,84 seviyesinin aşılması ile 3,92’ye kadar yükseliş yaşanırken, yeni haftada da değer kayıplarının -3,90 desteğinin korunması durumunda- sürebileceği konuşuluyor. Hisse senedi piyasalarında ise büyümeye dair verilerin olumlu gelmesi ile görece pozitif ayrışma sürebilir.

Baz yılı 2015 olarak değiştirilerek mevcut büyüme rakamları ile -benzer veri kapsamının kullanılması sayesinde- korelasyonun artırıldığı sanayi üretimi, Ocak’ta yıllık bazda %7’lik beklentilerin oldukça üzerinde %12 artış kaydetti. Baz yılı değişimi ile 2017 yıl genelindeki üretim artışı da daha önce açıklanan %6,5’ten %8,9’a revize edildi. Öncü veriler sanayi üretiminin ilk çeyrek genelinde görece güçlü büyümeyi sürdürerek ekonominin %6 civarında büyüyebileceğine işaret ederken, TL’deki değer kayıpları ile üç ay aradan sonra ekonomik güvenin yeniden erimesi dikkat çekiyor.

Son dönemde açıklanan maliye teşvikleri ile birlikte değerlendirildiğinde büyümede yukarı yönlü riskler artsa da, yılın geri kalanında hem dış talebe dair hem de mevcut enflasyonist riskler nedeniyle büyümenin 2017’deki %7 seviyelerinden 2018’de %4,5 düzeyine gerilemesi bekleniyor. Öte yandan görece güçlü büyüme sayesinde mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı da Aralık’ta 20 ay aradan sonra ilk kez %9,9 ile tek haneye geriledi. Bu arada istihdama yönelik kapsamlı teşviklere rağmen 2017 genelinde işsizlik oranının bir önceki yılda olduğu gibi %10,9’da kalması büyümenin kırılgan tarafına işaret ediyor. 2017’de istihdam 1,6 milyon kişi artarken, işgücüne katılımdaki artış da işsizlik oranının iyileşmesini engelledi.

Bu kaygılar nedeniyle enflasyonun seyri kritik hale gelirken; Mart ayı TCMB Beklenti Anketi’nde hem enflasyon (gelecek 12 ay sonu için %9,3) hem büyüme (bu yıl için %4,6) tahminleri bir önceki aya paralel gerçekleşse de TL’deki son değer kayıplarına bağlı olarak Nisan anketinde enflasyon beklentilerinde bir miktar kötüleşme görülebileceği düşünülüyor.

Şubat’ta merkezi yönetim bütçesi 1,9 milyar TL açık verirken, faiz dışı fazla 4,8 milyar TL fazla vererek geçen yılki SGK tahsilatlarının ötelenmesi kaynaklı baz etkisinin ortadan kalkması ve vergi artışları nedeniyle bütçe performansında kısmi bir iyileşmeye işaret etti. Yılın ilk iyi ayındaki görünümün aksine, bütçe açığının özellikle yılın ikinci yarısında kademeli bir şekilde genişleyerek milli gelire oranla %2 seviyesine ulaşması öngörülüyor.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara