Konut ve Otomotiv

Konut ve Otomotiv Piyasasında Hareketlilik

Merkez Bankası’nın hamlelerinin ardından dayanıklı tüketimde hareketlilik yaşanıyor. Özellikle konut ve otomotiv satışları kampanyalardan da aldığı destekle hızlandı. Yılsonuna kadar teşvikler devam edecek. Bu durumun yan etkisi ise ithal otomobiller üzerinden gelen dış ticaret açığı.

Konut ve Otomotiv Piyasasında Hareketlilik

Gevşeme politikaları konut ve otomotiv piyasasını harekete geçirdi… Yaklaşık bir buçuk yıldır yaşadığımız yüksek faiz ve yüksek kur döneminin en çok etkilediği sektörlerin başında konut ve otomotiv piyasası geliyor. Ekonomik aktivitenin de tetikleyicilerinden olan bu iki sektör alım gücünün düşmesi, borçlanma maliyetlerinin çok yüksek olması ve tüketimin daralmasıyla son yılların en düşük seviyelerine geriledi.

Özellikle borçlanma maliyetleriyle yakından ilişkili olan bu sektörler; TCMB’nin art arda gittiği faiz indirimleri sayesinde çok ciddi bir toparlanma alanını da buldu.

Konut kredileri ile ipotekli satışların aynı patikayı takip ettiği rahatlıkla görülebilir. Bu bağlamda geçmişten gelen ertelenmiş alım kararlarının da etkisiyle Eylül ayında konut satışları 146 093 adet ile tüm zamanların en yüksek aylık gerçekleşme rakamına ulaştı. Bu satışların 57 811 tanesi ipotekli olurken; ipotekli satışlar son dönemin en yüksek oranını yakaladı. Bu duruma paralel şekilde Ekim ayı boyunca yaklaşık 4,5 Milyar TL konut kredisi kullandırıldı ki bu miktar 50.000 civarı ipotekli konut satışına işaret ediyor.

Benzer şekilde otomotiv satışlarında da yılsonuna yaklaşırken toparlanma emareleri söz konusu. Halihazırda halen çok düşük seviyelerde olsa da dipten dönüş senaryosu başlamış görünüyor. Yılın son çeyreğinde bu noktada otomotiv firmalarının kampanyalarının da etkisiyle ek bir ivmelenmeyi görebiliriz. Öte yandan otomotiv satışlarının daraldığı dönemde ithal otomobilin payı da aylık gerçekleşmelerde %51,7’ye kadar düşerken son kampanyalar neticesinde satışlarda ithal otomobillerin payı Ekim ayında 2017 yılından bu yana ilk defa %70’in üzerine çıktı.

Bu durumun yan etkisi de bize ekim ayında dış ticaret açığı olarak döndü. Yılsonuna kadar devam edecek olan devlet teşviklerini de hesaba katarsak sektördeki hareketliliğin önümüzdeki iki ayda ivmeleneceğini düşünebiliriz. Dış ticaretteki yeni normal ise önümüzdeki yılın ilk aylarında daha net görülebilecek.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara