Enerji Sektöründe Gelişmeler ve Değerlendirmesi

Türkiye’de 2017 yılı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücü bir önceki yıla göre %8,54 artarak 85 bin 200 megavata yükselmiştir. Toplam kurulu gücün 28.637 MW’ı doğal gaz, 19.776 MW’ı barajlar, 9.773 MW’ı linyit, 8.794 MW’ı ithal kömür, 7.497 MW’ı akarsular, 6.516 MW’ı rüzgârdan oluşmaktadır. Toplam kurulu güç içinde geçen yıl en fazla kurulum artışı güneş enerjisinde görülmüştür.

Bir önceki yıla göre üç kattan fazla artan güneş enerjisi kurulu gücü 2017 yılı sonunda 2.642 megavata ulaşmıştır.

2017 yılında Türkiye’de elektrik kurulu gücünün %33,6’sını oluşturan doğalgazla çalışan santrallerdeki kapasite kullanım oranının düşüklüğü bazı santrallerin kapanmasına sebep olmaktadır.

Petrol Fiyatı:

Dünyada petrole olan talebin geçtiğimiz yıla göre artma beklentisi ve OPEC ülkeleriyle Rusya’nın petrol üretimini azaltması fiyat yükselişinin en önemli nedenleri arasındadır. Söz konusu ülkelerinin üretimi kısma kararını 2018 yılsonuna kadar devam ettireceğini ifade etmesiyle birlikte 2018 yılında petrol fiyatlarının yükselişinin devam etmesi beklenmektedir. Ocak 2018 itibarıyla son iki yılın zirvesinde olan petrol fiyatları, 2018 yılı boyunca da yükselişini devam ettirmesi beklenmektedir.

Yenilenebilir Enerji:

Türkiye, enerji sektöründe rekabete dayalı yatırım ortamının geliştirilmesi ve şeffaf bir piyasa yapısının oluşturulması yönünde adımlar atmaya devam etmekte olup özel sektöre açılan elektrik üretim sektöründe özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yürürlüğe konulan yasal düzenlemelerin de etkisiyle doğalgazın payının azaltılıp, yenilenebilir kaynaklara ağırlık verilmektedir. 2017 yılında doğalgaz ve hidroelektrik santrallerinin elektrik üretimindeki payı gerilerken, kömür, güneş, rüzgâr, jeotermal ve biyogaz santrallerinin payı yükselmiştir.

HES projelerinin bir kısmında yanlış fizibilite sonuçları sonrasında beklenen getirinin beklenen zamanda elde edilememesinden dolayı, firmalar arasında ikinci el lisans piyasası oluşmuştur. HES projeleri için yeni dere yatağı bulma zorluğu bulunmaktadır. Ülkedeki hidroelektrik kapasitesinin ciddi bir bölümü önceki yıllarda kullanıma sokulmuş durumdadır. Bu yüzden devreye alınabilecek yerli kaynaklar olarak linyit kömürü ile rüzgâr ve güneş öne çıkmaktadır. 2017 sonu itibarıyla elektrikteki kurulu güç içinde bir önceki yıla göre rüzgârın payı %5,6’dan %7,6’ya yükselmiştir. Güneş enerjisinde 2017 yılında geçtiğimiz yıllara göre yatırımlar artmış olup, kurulu güç bakımından GES’lerin payı %3,1’e yükselmiştir.

Nükleer Enerji:

Türkiye’de faaliyet geçmesi planlanan 3 adet nükleer enerji santrali bulunmaktadır. Bu santrallerden Akkuyu Nükleer Santrali Mersin’de olup yapımına başlamış durumdadır. Sinop’ta yapılması planlanan ve şuan proje aşamasında olan Sinop Nükleer Santrali’nin ÇED raporu 2017 yılı Aralık ayında Bakanlığa sunulmuştur. Üçüncü santral için ise ülkenin çeşitli bölgelerinde fizibilite çalışmaları devam etmekte olup santral yapımı konusunda adı en çok geçen ilimiz Kırklareli’dir.

Satın Alma ve Birleşme:

Elektrik üreten firmaların gelirleri TL cinsinden olup, uzun vadeli yatırım kredileri ağırlıklı olarak döviz bazlıdır. Kurdaki yükselişlere karşı enerji firmalarının kırılganlığı yüksektir. Nitekim bazı firmaların faaliyetlerini sürdürmekte sıkıntı yaşadığı görülmüştür. Öte yandan, kârlılıkları devlet garantisinde olan elektrik dağıtım/görevli tedarik firmaları, geniş müşteri portföyü ve güçlü nakit pozisyonu sebebiyle yerli ve yabancı yatırımcıların ilgisini çekmeye devam etmektedir. Bu kapsamda sektörde önümüzdeki dönemde birleşme ve satın almaların süreceği düşünülmektedir.

2017 yılında toplam değeri 3,45 milyarı bulan 33 satın alma ve birleşme işlemi gerçekleştirilmiştir. Petrol Ofisi’nin 1,45 milyar dolara Vitol’a satışı 2017 yılının en büyük tutarlı anlaşması olmuştur. Bir diğer yüksek tutarlı işlem ise, Osmangazi EDAŞ ve EPSAŞ 360 milyon dolara Zorlu Holding’e satılması olmuştur. 2018 yılına ilişkin büyük bir özelleştirme öngörülmezken, işlem hacminin daha çok özel şirketler tarafından gerçekleştirilmesi beklenmektedir.

Ekonomik Politikaların ve Yasal Düzenlemelerin Sektöre Etkisi

Devlet tarafından baskılanan elektrik ve doğalgaz tarifeleri, karar alma süreçlerindeki gecikme, gereği gibi yapılmayan fizibiliteler nedeniyle sektörde bazı firmaların zor günler geçirmekte olduğu iddia edilmektedir. Sektörde mevzuatın çok sık değişmesi, yatırım ortamını bozmakta ve yatırımcı iştahını olumsuz yönde etkilemektedir. Enerji Sektöründe rekabet artması ve döviz kurunun da artışının etkisiyle kâr marjları azalmaktadır. Sektörün alt dalları arasında rüzgâr, güneş, kömür ve jeotermal enerji üretme de büyüme potansiyeli yüksektir. Doğalgaz santrallerinde gerileme görülmekte olup, hidroelektrik santrallerde ise sektör doygunluğa ulaşmış durumdadır.

2018 yılında da döviz kurları ve faizlerin yukarı yönlü hareket etmesi durumunda, gerek girdi gerekse finansman maliyetleri açısından üretici firmalar üzerinde baskı yaratmaya devam edecektir.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara