Dolar Endeksindeki Düşüşün Sonuna Yaklaşıldı

ABD’de 10 yıllık tahvil getirileri 2014’ten beri en yüksek seviyeye ulaştı.

IMF, küresel büyümenin bu yıl ve gelecek yıl %3,9’a ulaşmasını öngördüklerini belirtirken, olumlu koşulların “sonsuza kadar devam etmeyeceği” vurgusunu yaptı. Nitekim Nisan ayı öncü aktivite endeksleri de, özellikle 14 ayın en düşük seviyesine gerileyen Euro Bölgesi’nde olmak üzere, ekonomilerde momentum kaybının başlamış olabileceğini gösteriyor.

ABD’de siyasi istikrara dair haber akışı ile borsalar geçen haftayı yatay tamamlarken, basında yer alan haberlere göre Avrupa Merkez Bankası’nın küresel ticarete dair son dönemde artan endişeler nedeniyle çıkış stratejisinin ötelemek durumunda kalabileceği yönündeki haberler ve Avrupa’da zayıf gelen ekonomik veriler Euro/Dolar paritesinin geçen haftanın ikinci yarısından beri hızla 1,24’ten 1,22’ye kadar gerilemesine neden oldu.

ABD’de 10 yıllık tahvil faizi %3,0 ile 2014’teki seviyesine dönerken, verim eğrisinin tamamında bir yükseliş yaşanması dikkat çekiyor. Ekonomik aktivite ve faiz farkına rağmen Euro’nun halen pozisyonlanmalar nedeniyle görece yüksek seyrettiği düşünülüyor. Bu nedenle dolar endeksindeki düşüşlerin sonuna yaklaşıldığı da tahminler arasında yer alıyor.

Hem faizlerdeki yükseliş hem para politikalarındaki normalleşme sürecinin yüksek borçlu gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra yüksek kamu borcuna sahip çevre Avrupa ülkeleri ile için kırılganlıkları daha fazla artırdığı ve bunun da Euro için ilave bir baskıya yol açtığı değerlendiriliyor. Bununla birlikte hala görece yüksek Euro long pozisyonların bulunması nedeniyle, Euro/Dolar’da 1,21 seviyesinin altına inilmedikçe satış fırsatı doğuracak yükselişler gözlenebilir.

Dolar endeksindeki düşüşün sonuna yaklaşıldığı değerlendiriliyor.

Arz yönlü sorunlar ışığında emtia fiyatlarındaki yükselişin sürmesi enflasyonda peyderpey canlanmanın devam edeceğine işaret ediyor. Dünyanın en büyük alüminyum üreticilerinden Rus Rusal’a getirilen ABD yaptırımı ve Çin fabrikalarındaki kapasite yetersizliği ile geçen hafta nikel %7,5, alüminyum da %5’in üzerinde artarak Ağustos 2011’den beri en yüksek seviyeye çıktı. Son 3,5 yılın zirvesine ulaşan petrol fiyatlarına dair bir araya gelen OPEC önderliğindeki üreticiler, petrol piyasasındaki fazla arzın azaltılması hedefine ulaşılmak üzere olunduğunu ve arz bolluğunun sona yaklaştığını vurguladı.

Euro Bölgesi’nde de de enflasyon dinamiklerindeki kademeli iyileşme devam ederken, Mart’ta yıllık enflasyon beklentilere ve önceki açıklamalara paralel olarak Şubat’taki %1,1’den %1,3’e yükseldi; yıllık çekirdek enflasyon ise %1,0 ile bir önceki aya göre değişmedi.

İngiltere’de ise kurdan geçişkenlik etkisinin azalmasına bağlı olarak enflasyonun hız kesmesi, faiz artırım beklentilerinin ötelenmesine yol açtı. Mart’ta yıllık enflasyon Şubat’taki %2,7’den %2,5’e, yıllık çekirdek enflasyon da %2,4’ten %2,5’e toparlanacağı yönündeki beklentilerinin aksine %2,3’e geriledi. Halen görece yüksek bir seyirde olsa da, İngiltere’de enflasyonda gerilemenin devamı halinde faiz artırımı yılın son aylarına kalabilir.

Japonya’da yıllık tüketici enflasyonu enerji fiyatları kaynaklı baz etkileri ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki düşüşle yavaşlasa da, olağanüstü
genişlemeci politika duruşu sayesinde temel enflasyon dinamiklerindeki kademeli iyileşme sürüyor. Mart’ta yıllık enflasyon Şubat’taki %1,5’ten tahminler dahilinde %1,1’e gerilerken, yıllık çekirdek enflasyon aynı dönemde beklendiği gibi %0,5’te sabit kaldı.Çin ekonomisi yeni yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyrekteki gibi %6,8 büyüse de, yılın geri kalanında yavaşlayarak 2018 genelinde resmi hedef olan %6,5
oranında büyümesi bekleniyor.

Yeni haftada ABD’de ve İngiltere’de büyümeye dair veriler, Avrupa ve Japonya’da merkez bankaları toplantıları ve küresel çapta siyasi haber akışı finansal piyasaları şekillendirecek.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara